Hayata Pedal
“Gerçekçi bir insan için “ayakları yere basıyor” denir. Oysa bir bisikletli için durum tam tersidir. O’nun her durumda ayağı yerden kesiktir. “Bisiklet hareket ettiğinde dengede kalabilen bir nesnedir. Yani onun için normal durum dinginlik değil, devinimdir. Bir bakıma bisiklet, Einstein’in modern bilimsel dünya tasarımının bir öncüsüdür...”
22 Ocak 2013 Salı
Seninki kaç santim?
Seninki kaç santim?: 600 binden fazla kişinin verdiği destekle lagos ve orfozu kurtardık. Sıra diğer türleri kurtarmakta! Denizlerimizin ve balıkların geleceği için, iş işten geçmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl.
5 Ocak 2013 Cumartesi
Seninki kaç santim?
Seninki kaç santim?: 600 binden fazla kişinin verdiği destekle lagos ve orfozu kurtardık. Sıra diğer türleri kurtarmakta! Denizlerimizin ve balıkların geleceği için, iş işten geçmeden, daha fazla ertelemeden, hemen şimdi eyleme katıl.
31 Ocak 2011 Pazartesi
Yaşama Çevrilen Pedal
Henüz yirmi dört yaşındayken Lance Armstrong sporda bir efsane olma yolunda ilerliyordu. Sonra, Ekim 1996'da Armstrong'a dördüncü safha yumurtalık kanseri teşhisi kondu; doktorlar yüzde kırk yaşama şansı vermişlerdi. O gün Armstrong'un yaşamı tamamen değişti. Her zaman olduğu gibi, önderlik ruhuyla önünde uzanan yola koyuldu; bu, asla kaybetmemeye kararlı olduğu yaşam savaşıydı.
Vücudunu istila eden kanserle ve ruhunu tüketmekle tehdit eden kemoterapiyle savaşırken antrenmanlarına odaklandı ve etrafındaki asla pes etmeyenlerden güç aldı. Hastaneden çıkışından sadece on altı ay sonra, çok yorucu bir parkur olduğu bilinen Tour de France'a katıldı ve tüm zamanların en iyi derecesiyle kazandı. Bundan birkaç ay sonra, baba oldu.
YAŞAMA ÇEVRİLEN PEDAL, bir adamın yaşamın olasılıklarına karşı verdiği esin verici bir savaştır. Gelişimini zafer, trajedi ve dönüşümle gerçekleştirmenin öyküsüdür. Bu inanılmaz bir cesaretin ve tutkunun korku ve aynı zamanda şefkat dolu, ibret alınacak öyküsüdür.
Vücudunu istila eden kanserle ve ruhunu tüketmekle tehdit eden kemoterapiyle savaşırken antrenmanlarına odaklandı ve etrafındaki asla pes etmeyenlerden güç aldı. Hastaneden çıkışından sadece on altı ay sonra, çok yorucu bir parkur olduğu bilinen Tour de France'a katıldı ve tüm zamanların en iyi derecesiyle kazandı. Bundan birkaç ay sonra, baba oldu.
YAŞAMA ÇEVRİLEN PEDAL, bir adamın yaşamın olasılıklarına karşı verdiği esin verici bir savaştır. Gelişimini zafer, trajedi ve dönüşümle gerçekleştirmenin öyküsüdür. Bu inanılmaz bir cesaretin ve tutkunun korku ve aynı zamanda şefkat dolu, ibret alınacak öyküsüdür.
---- BİSİKLET ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR ----
Türkiye'deki bisiklet firmaları, bisikletleri tüketicilerin ölçülerine göre değil kendi üretim hedeflerine uygun olarak üretirler ve sonuçta bisiklet keyfi yaşamak isteyen birçok insan -özellikle de genç yaş grubu- bisiklet sporuna problemli bir başlangıç yapar. Bu problem, kalite ve servis hizmetinde de karşımıza çıkmaktadır. Bu firmalar, çok kalitesiz ve pazar doldurma hedeflerine uyan bisikletler satmaktadırlar. Özellikle hipermarketlerden alışveriş yapanlar bu sorunlarla karşılaşırlar ve yeterli düzeyde bilgilendirilmedikleri için de bisiklet keyfinin, kalitesiyle ilişkisini fark edemezler. Oysa bisiklet keyfi, frenlemesi, vites değişimi, sürüş kalitesi ve güvenliği ile doğru orantılı olarak değişim gösterir.
Bu doğrultuda, bisiklet alırken azami dikkat edilmesi gereken kurallara kısaca göz atmakta büyük yarar var.
Bisikletin vücudunuza ve amacınıza uygun olması:
Bisiklette uygun ölçü, bisiklet modellerine göre değişmektedir. Almayı düşündüğünüz bisiklet dağ bisikleti mi?, Yol bisikleti mi?, Yoksa tur bisikleti mi? Buna karar verdiyseniz, sıra uygun ölçünün belirlenmesinde.
Aşağıda her model bisiklete uygun ölçüleri bulabilirsiniz:
a) Dağ bisikleti (Hardtail=ön süspansiyonlu):
Dağ bisikletlerinin geniş bir kullanım alanı vardır. Bu tür bisikletler; gezinti, tur, dağlık arazi sürüşü, şehir içi gibi birçok alanda kullanılmaya oldukça elverişlidir. Lastik değişimi ve birkaç ufak değişiklikle tura veya şehir içi kullanıma da uygun hale getirilebilir.
Dağ bisikleti alırken aşağıdaki ölçüleri kullanabilirsiniz:
Boy ölçüsü Kadro boyu Kadro boyu (cm)
155-165 cm. 14-15" 35-38 cm.
165-170 cm. 15-16" 38-41 cm.
170-175 cm. 16-17" 41-43 cm.
175-180 cm. 17-18" 43-46 cm.
180-185 cm. 18-19" 46-48 cm.
185-190 cm. 19-21" 48-53 cm.
190-195 cm. 21-22" 53-56 cm.
195-200 cm. 22-23" 56-58 cm.
Dağ bisikletlerinin geniş bir kullanım alanı vardır. Bu tür bisikletler; gezinti, tur, dağlık arazi sürüşü, şehir içi gibi birçok alanda kullanılmaya oldukça elverişlidir. Lastik değişimi ve birkaç ufak değişiklikle tura veya şehir içi kullanıma da uygun hale getirilebilir.
Dağ bisikleti alırken aşağıdaki ölçüleri kullanabilirsiniz:
Boy ölçüsü Kadro boyu Kadro boyu (cm)
155-165 cm. 14-15" 35-38 cm.
165-170 cm. 15-16" 38-41 cm.
170-175 cm. 16-17" 41-43 cm.
175-180 cm. 17-18" 43-46 cm.
180-185 cm. 18-19" 46-48 cm.
185-190 cm. 19-21" 48-53 cm.
190-195 cm. 21-22" 53-56 cm.
195-200 cm. 22-23" 56-58 cm.
b) Dağ bisikleti (Full süspansiyon):
Bu tür dağ bisikletleri ülkemizde son yıllarda satışı artan bir üründür. Ancak çift süspansiyonlu (ön-arka) bisikletler, iniş tasarımına sahip olan çıkış ve düz yol için kesinlikle uygun olmayan bisikletlerdir. Bisiklet seçiminde dış görünüşe bağlı kalan tüketiciler, bu tür bisikletleri kullanarak her pedal basımında güç kaybederek bisiklet keyfini büyük oranda azaltıyorlar.
Full süspansiyon dağ bisikletleri, tur, şehir ve dağ krosu yapmaya elverişli değildir.
Bu tür bisikletler için aşağıdaki ölçüleri kullanabilirsiniz:
Boy ölçüsü Kadro boyu Kadro boyu (cm)
155-165 cm. 14-15" 35-38 cm.
165-170 cm. 15-16" 38-41 cm.
170-175 cm. 16-17" 41-43 cm.
175-180 cm. 17-18" 43-46 cm.
180-185 cm. 18-19" 46-48 cm.
185-190 cm. 19-21" 48-53 cm.
190-195 cm. 21-22" 53-56 cm.
195-200 cm. 22-23" 56-58 cm.
Bu tür dağ bisikletleri ülkemizde son yıllarda satışı artan bir üründür. Ancak çift süspansiyonlu (ön-arka) bisikletler, iniş tasarımına sahip olan çıkış ve düz yol için kesinlikle uygun olmayan bisikletlerdir. Bisiklet seçiminde dış görünüşe bağlı kalan tüketiciler, bu tür bisikletleri kullanarak her pedal basımında güç kaybederek bisiklet keyfini büyük oranda azaltıyorlar.
Full süspansiyon dağ bisikletleri, tur, şehir ve dağ krosu yapmaya elverişli değildir.
Bu tür bisikletler için aşağıdaki ölçüleri kullanabilirsiniz:
Boy ölçüsü Kadro boyu Kadro boyu (cm)
155-165 cm. 14-15" 35-38 cm.
165-170 cm. 15-16" 38-41 cm.
170-175 cm. 16-17" 41-43 cm.
175-180 cm. 17-18" 43-46 cm.
180-185 cm. 18-19" 46-48 cm.
185-190 cm. 19-21" 48-53 cm.
190-195 cm. 21-22" 53-56 cm.
195-200 cm. 22-23" 56-58 cm.
c) Yol ve Triatlon Bisikletleri:
Yol bisikletleri, asfalt yollarda uzun süreli keyifli binişler için kullanılır. İnce kadro, lastik, jant yapısına ve dağ bisikletlerinden farklı vites kombinasyonlarına sahiptirler. Bu viteslerin değişimi, dağ bisikleti gibi seri olmamakta daha yavaş olmakta ve tempo, dağ bisikletlerine göre daha fazla önem kazanmaktadır.
Yapıları gereği düz alanlarda kullanılmalıdırlar.
Bu tür bisikletler için aşağıdaki ölçüleri kullanabilirsiniz:
Boy ölçüsü Kadro boyu (cm) Kadro boyu (cm)
155-165 cm. 48-51 cm. 46-48 cm.
165-170 cm. 51-53 cm. 48-50 cm.
170-175 cm. 53-55 cm. 50-52 cm.
175-180 cm. 55-57 cm. 52-55 cm.
180-185 cm. 57-60 cm. 55-57 cm.
185-190 cm. 60-62 cm. 57-60 cm.
190-195 cm. 62-64 cm. 60-62 cm.
195-200 cm. 64-68 cm. 62-64 cm.
Kaynak: http://www.bisikletfederasyonu.com/bisiklet_alimi.htm
Yol bisikletleri, asfalt yollarda uzun süreli keyifli binişler için kullanılır. İnce kadro, lastik, jant yapısına ve dağ bisikletlerinden farklı vites kombinasyonlarına sahiptirler. Bu viteslerin değişimi, dağ bisikleti gibi seri olmamakta daha yavaş olmakta ve tempo, dağ bisikletlerine göre daha fazla önem kazanmaktadır.
Yapıları gereği düz alanlarda kullanılmalıdırlar.
Bu tür bisikletler için aşağıdaki ölçüleri kullanabilirsiniz:
Boy ölçüsü Kadro boyu (cm) Kadro boyu (cm)
155-165 cm. 48-51 cm. 46-48 cm.
165-170 cm. 51-53 cm. 48-50 cm.
170-175 cm. 53-55 cm. 50-52 cm.
175-180 cm. 55-57 cm. 52-55 cm.
180-185 cm. 57-60 cm. 55-57 cm.
185-190 cm. 60-62 cm. 57-60 cm.
190-195 cm. 62-64 cm. 60-62 cm.
195-200 cm. 64-68 cm. 62-64 cm.
Kaynak: http://www.bisikletfederasyonu.com/bisiklet_alimi.htm
Türkiyemizde Bisiklet Sporu
Osmanlılar dönemindeki ilk bisiklet yarışları Selanik'te yapılmıştır. bu yarışlardan iyi gelir sağlandığını gören özel girişimciler ile bisiklet ithalatçılığıyla uğraşan Leon Efendi ve ortağı Papazyan, 1910-1912 yıllarda ilk bisiklet yarışlarını düzenlemişlerdir.Daha sonra yasaklanan bu yarışlar, II.Meşrutiyet'in ilanından sonra tekrar canlanmıştır. Bunda Fenerbahçe Kulübü'nün bu spora ağırlık vermesinin rolü büyüktür. İlk yol yarışları Fenerbahçe, Maslak ve Bakırköy'de, pist yarışları ise eski Fenerbahçe Stadı'nda yapılmıştır.Fuat Hüsnü (Kayacan), Naili Seden, Hamit Zeki, Ali ve Muvaffak Beyler de bu ilk yarışların yıldızları olmuşlardır.
1923'te İdman Cemiyetleri İttifakı'nın kurulmasından sonra oluşturulan ve aynı yıl FIAC üyeliğine kabul edilen Bisiklet Federasyonu, bisiklet sporunun tüm ülke çapında gelişmesinde önemli rol oynamıştır.İlk federasyon başkanı, bisiklet sporunun öncülerinden Muvaffak Bey (Menemencioğlu)'dir.Cambaz Fahri, Cavit Cav Bey ve Raif Bey bu dönemin ilk Milli takımını oluşturmuşlar ve 1924 Olimpiyat Oyunları'na hazırlanmışlardır. 0Ancak bisiklet bulunamadığı için olimpiyat yarışmalarında Milli Takım'ımız ülkemizi temsil edememiştir.
Bisikletteki ilk milli karşılaşma, 1927'de Taksim Stadı pistinde Bulgaristan ile yapılmıştır. Daha sonra Milli Takım'ımız 1928 Amsterdam Olimpiyatları'na katılmıştır.1928 Olimpiyatları sonrası "Ege Turu "adıyla düzenlenen tur, Türkiye'nin ilk uzun etaplı turudur. Daha sonra 1938'de İstanbul-Edirne-İstanbul Etabı düzenlenmiş, bu etap 1939, 1941 ve 1942 'de tekrarlanmıştır.1940 yılında ilk kez düzenlenen Balkan Bisiklet Şampiyonası'nda pist yarışında Krikor Cambaz Orhan Suda ile takım takip yarışında Türk Takımı iki gümüş madalya kazanmıştır.1941'de başlatılan Ankara-İzmir Turu da klâsik yarışlardandır. İlk veledrom, 1949'da Konya'da yapılmıştır.1953 yılında düzenlenen uluslararası İstanbul- Ankara Bisiklet Yarışı ile bisiklet sporunda yeniden canlanma görülmüştür.1963 yılında etaplar halinde düzenlenen Marmara Bisiklet Turu, daha sonra uluslararası nitelik kazanarak "Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu" adını almıştır. Bu tur dünyanın sayılı turlarından biridir. Türkiye turda A Takımı'nın dışında B ve Ümit Milli Takımlarıyla da temsil edilir.
İhtisas kulüplerinin kurulması ile bisiklet sporu canlanmıştır. 1966 yılında düzenlenen Almanya Turu'nda Rıfat Çalışkan'ın kazandığı etap birinciliğini 1971 yılında İzmir'de düzenlenen Akdeniz Oyunları'nın mukavemet bölümünde Türk Takımı'nın üçüncülüğü kazanması izlemiştir. 1967 yılında pist yarışmaları için Balıkesir de veledrom inşa edilmiştir. Türkiye'deki ilk bisiklet kulübü, 1968 yılında kurulan "İstanbul Bisiklet İhtisas Kulübü "dür. 1969 yılında Dr.Fevzi Aksoy'un başkanlığında kurulan Bakırköy Bisiklet İhtisas Kulübü (BİK), 1973'te önce 19 Mayıs Mağazaları ve sonra Meriç Tekstil Kulübü olarak faaliyetlerini 1977 yılına kadar sürdürmüştür. BİK 1970'li yıllarda Türkiye'de bisiklet sporundaki atılım ve canlanmanın öncüsü olmuş ve bir ekol getirmiştir.Ali Hüryılmaz'ın öncülüğünde oluşturulan bu ekol kondisyon, bisiklet ve disiplinden meydana gelmiş ve buradan yetişen sporcular uzun yıllar milli takımın değişmez elemanları olmuştur. İstanbul'da düzenlenen Balkan Bisiklet Şampiyonası'nda yol yarışını Erol Küçükbakırcı kazanmıştır. 1980 yılında Uluslararası Atatürk Bisiklet Yarışı'nda Hasan Can birinci gelmiş, Romanya'da yapılan Balkan Şampiyonası'nda ise İbrahim Pekcan gümüş madalya elde etmiştir.
1991 yılında Bisiklet Federasyonu tarafından ilk kez "Dağ Bisikleti yarışması" düzenlenmiş, aynı yıl Rodos'da yapılan Balkan Şampiyonası'nda Genç Milli Takım 3. olmuştur.
1994 yılında kulüp sayısı 26'ya yükselmiş, antrenör ve hakem sayıları ile bisiklet orantısı paralelinde sporcu sayısında da artış gözlenmiştir.
1995 yılında gittikçe popüler bir spor olan motosiklet branşı, Bisiklet Federasyonu'ndan ayrılarak Otomobil Sporları Federasyonu 'na bağlanmıştır.Aynı yıl federasyonun ismi Bisiklet ve Triatlon Federasyonu olarak değiştirilmiştir.
1999-2000 Yılları arasında Triatlon Federasyonu Kurulmuş olup, 2000-2005 Yılından itibaren Bisiklet Federasyonu olarak faaliyetlerine devam etmektedir.
Bu sporun dünyadaki Uluslar arası yarışların düzenleme kategorilerini saptama ve dünya şampiyonlarının yerini ve zamanını belirleme konularında yetkili tek kurum UCI’dır. Ülkemizdeki gelişimine baktığımızda ise, ilk bisiklet yarışları Bisiklet sporunu sevdirmek, özendirmek, dünya bisikletinde ülkemiz adına isim yapmak, yurtiçinde yapılan organizasyonlarda kaliteyi artırmak ve toplumu bu sporla sağlıklı bir ortamda buluşmasını sağlamaktır. 2007 yılında yeniden yapılanmaya giren Bisiklet Federasyonu AR-GE sistemlerini geliştirerek Uluslar arası arenada boy göstermeye başlamıştır. Bunun başlangıcını 2007 yılında düzenlenen Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonasının ülkemizde düzenlenmesi sağlamıştır. Nitekim Uluslar arası düzeyde önemli bir organizasyon arz eden Cumhurbaşkanlığı Uluslar arası 2008 yılında kategori atlatarak 2.2 den 2.1’e yükselterek yıllarca itinayla düzenlen bu organizasyon artık Uluslar arası arenadaki yerini almayı başarmış ve 2008 yılı ile 2009 yıllarında başarılı organizasyonuyla da Cumhurbaşkanlığı Bisikleti Turunu 2010 yılında 2.0 kategorisine yükselterek kısa sürede başarılması zor bir başarıya da imza atmıştır. Bu başarılı çalışmalarına bir yenisi daha eklemeyi düşünen Federasyon 2010 yılı Avrupa Yol Şampiyonası’nı ülkemizde yapılacağını ve Dünya Yol Şampiyonasına adaylık sürecinde de önemli mesafe kaydetmiştir.
Dünyada Bisikletİn Gelişimi
1818 yılında
Fransa'da kurulan bisiklet fabrikası imalata başladıktan bir yıl sonra,
Ayna dişlisi ve rublenin keşfi ile pedal, iki tekerleğin ortasına getirildi. İki dişli de zincirle birbirine
1888 yılında John Boyd Dunlop adındaki bir veteriner tahta tekerlekler üzerine içi hava dolu lastikler geçirince bisiklete binmek
Bisikletin başlıca parçaları: Bisiklette yaklaşık olarak 1000 parça vardır. Mekanik olarak; 1) Kadro, 2) Gidon, 3) Frenler, 4) Sele ve borusu, 5) Tekerlekler, 6) Pedal, ayna dişlisi ve mili, 7) Zincir, 8) Ruble gibi bölümlere ayrılır.
Bisiklet yarışları (sporu): Bisiklet sporu, dağlık arazide, düz yollarda, kapalı salonlardaki pistlerde ve
Yarış bisikletleri 7 kg ile 10 kg arasında ağırlıkta olabilir. Bu ağırlık son yıllardaki
Türkiye'ye ilk bisikletin hangi tarihte ve kim tarafından getirildiği bilinmemektedir. Girişi oldukça eski olmasına rağmen spor olarak benimsenmesi 1910 yılından sonraya rastlar. 1912 yılında ilk bisikletçilerimiz Paris Olimpiyatlarına katıldılar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






